• Ana Sayfa
  • »
  • PKK/PYD YENİ MÜTTEFİK OLDU!

PKK/PYD YENİ MÜTTEFİK OLDU!

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş öncesi kimlikleri bile olmayan bir nevi vatansız Suriye Kürtleri artık Amerika`nın ve onun başkanlığını yürüttüğü koalisyonun bölgedeki en güçlü müttefiki. 2011 yılında merkezi otoritenin zayıflayacağı öngörüsünde

2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş öncesi kimlikleri bile olmayan bir nevi vatansız  Suriye Kürtleri artık Amerika`nın ve onun başkanlığını yürüttüğü koalisyonun bölgedeki en güçlü müttefiki. 2011 yılında merkezi otoritenin zayıflayacağı öngörüsünden hareketle, Kürtler kendi idari, siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik altyapılarını oluşturmaya başladılar.  Sonrada Türkiye`nin ve ABD nin de sessiz desteği ile  2014 yılının Ocak ayında sırasıyla Cezire, Kobane ve Afrin kantonlarını ilan etmişlerdir.

İşid`in Kobaniye saldırısıyla,ele geçirilmesine ramak kala bölgeye sağlanan silah ve askeri güç desteği ile İŞİD püskürtüldü. ABD` nin ağır silah ve eğitim desteği ile PKK/PYY güçlendi. Esas amaç olan 3 kantonu birleştirme hedefine yöneldiler . Kendini IŞİD ile mücadelede yerel ortak olarak konumlandıran Kürtler, ABD desteği ile Cezire ve Kobani arasında kalan arap ve Türkmen kenti Tel Abyad’ı ele geçirerek ilk hedefine ulaşmıştır. Hızla demografik nüfus dengesini değiştirmeye başladılar. Artık tek hedef Afrindi. Türkiye - Suriye sınırının 5/4 Kürtler kontrol ediyor. Çokça dile getirilen Kürt koridoru oluşmasına küçük bir adım kalmıştı ki. Türk askerine açılan bir taciz ateşi ile bir Askerimizin şehid edilmesi Türkiye`nin İşid ile birlikte tüm terör örgütlerine başlattığı operasyon Kürt Koridoru projesini sekteye uğrattı. PKK/ PYD liderliğindeki Kürt hareketi üç kanton arasında coğrafi bağlantı sağlama hedefi şimdilik rafa kalktı. Kürtlerin Kobane-Afrin bağlantısını sağlayarak bütüncül bir Kürt koridoru bölgesi oluşturma hedefini şimdilik TSK engeline takıldı.

Suriyede hatırı sayılır Türkmen, Hristiyan, Dürzi ve diğer azınlık grupları pasif tarafsız konumlarını korumuşlar, Suriyenin toprak bütünlüğüne saygı göstermişlerdir. Kürtler Suriyenin iç savaşına  doğrudan müdahil olmadı. Onlar ABD stratejistlerinin hazırladığı hedefe ulaşmak için sinsi yapılanmaya ağırlık verdiler. Çok parçalı Kürtler  PKK nın hazır silahlı gücü ile bastırılarak PKK/ PYD orada gücü ele geçirdi.

Suriye rejimine bağlı güçler 2012 yılının Temmuz ayında Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bazı yerleşimlerden çekildi. Böylece YPG hiçbir çatışmaya girmeden Arap Türkmen Kürt nüfusun yaşadığı yerlerde kontrolü ele geçirmiş oldu. Besar Esad da bir taş ile iki kuş vurmuş oldu güçlerini batı ve orta cephelere kaydırma ihtiyacı nedeniyle, çekildiği yerleri muhaliflere teslim etmektense PYD’ye emanet etti. ve Türkiye’yi Suriye politikası nedeniyle cezalandırmayı hedefledi.

 

Zaman içinde hem kontrol ettikleri bölgeleri genişlettiler hem de altyapılarını güçlendirmeye çabaladılar. Nihayetinde PYD liderliğindeki Kürtler 2013 yılının Kasım ayında Kurucu Meclis ilan etmiş ve PKK’nın öne sürdüğü “demokratik özerklik” modelini Suriye’de kontrolleri altındaki bölgelerde fiilen uygulamaya başladılar. Bu sürecin devamı olarak 2014 yılının Ocak ayında sırasıyla kuzey Suriye’nin doğusunda Cezire, ortasında Kobane ve batısında da Afrin “kantonları” ilan edilmiştir.

Suriye Kürtleri açısından en büyük zorluk ilan edilen üç bölge arasında coğrafi bağlantının ve bölgelerin kendi içinde homojen bir nüfus yapısının olmamasıdır. Bu nedenle kantonlar içinde demografik gerçekleri göz önüne alan bir yönetim tarzı benimsenmeye çalışıldığı görüntüsü verilmiştir. Yönetimde, silahlı birimlerde Araplar ve Süryanilere yer verilmiştir. Coğrafi kopukluk sorununa yönelik olarak Kobane-Cezire kantonlarını birleştirmek için Tel Abyad, Kobane-Afrin kantonlarını birleştirmek için Azaz stratejik askeri hedefler olarak belirlenmiştir. Ancak Kürtler açısından bir diğer zorluk bağlantıyı sağlayacak ara bölgelerde Kürtlerin azınlık, buna karşın Araplar ve Türkmenlerin çoğunlukta yaşıyor olmasıdır.

 

İşidin Musulu ele geçirip Hilafet ilan etmesi ve Kobaniye yönelmesi üzerine, ABD öncülüğünde çok sayıda ülkenin katılımı ile IŞİD’e karşı mücadele koalisyonunu oluşturuldu. IŞİD’le Mücadele stratejisinin özü Koalisyon güçlerinin havadan askeri destek vermesi ve yereldeki silahlı unsurların IŞİD’e karşı ilerlemesine dayanmaktaydı. Ancak kısa bir süre sonra Koalisyon güçlerinin Suriye’de IŞİD’e yönelik gerçekleştirdiği saldırıların büyük çoğunluğu IŞİD’in Kobane kuşatmasını kırmak ve YPG’ye destek olmak için verildi. Kobane’de IŞİD kuşatmasının kırıldığı Ocak 2015 ayı sonuna kadar Suriye’de gerçekleşen Koalisyon hava saldırılarının yaklaşık %70’i Kobane’deki IŞİD hedeflerine yönelik gerçekleşmiştir. Hava desteği ile yerde sağlanan başarı ABD’yi IŞİD’e karşı mücadelenin Suriye ayağında YPG’ye daha fazla destek olma konusunda teşvik etmiştir.

ABD-YPG ortaklığının bir sonraki ayağını Tel Abyad oluşturmuştur. Mayıs 2015 ayı ortalarında başlayan koordineli operasyonlar neticesinde önce Tel Abyad kuşatılmış ve yerleşim ciddi bir direnç ile karşılaşmadan YPG ve Özgür Suriye Ordusu’na bağlı ancak etkisi zayıf olan Burkan el Fırat güçlerinin kontrolüne geçmiştir.Böylece idari bütünlüğe sahip üç “kantondan” ikisi arasında ilk kez coğrafi bütünlük de sağlanmıştır. Suriye`nin Çekiç Gücü PKK/PYD deydi artık. IŞİD’ın ortaya çıkışı Kürtlere bu fırsatı sağlamıştır. 

Kobani Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim olayın hemen ertesinde Tel Abyad’ın Kobani Kantonu’na bağlanacağını açıklamıştı.

İngilizlerin ve ABD` nin yüz yıldır devam eden suni bir şekilde Ortadoğuyu tekrar şekillendirme projesi devam ediyor. 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3063